Kapat

Şimdiye Kadar Görülen En Soğuk Su Üretildi

Anasayfa
Teknoloji Şimdiye Kadar Görülen En Soğuk Su Üretildi

Suyu buz haline tam olarak geçmeden muhafaza etmek zordur. Katılaşmadan önce sıvı olarak kaldığı son sıcaklık derecesi, farklı şartlara ve suyun derişimine göre değişebilir. Aynı zamanda su, yaşadığımız gezegeni daha da anlamlandırabilmemiz için oldukça önemli bir kimyasal bileşendir.

Standart koşullarda, -35 santigrat derecede su sıvı olarak bulunabilir. Fakat bu değerlere ulaşıldığında su, tekillik denilen matematiksel olarak gizemli bir noktaya ulaşır.

Goethe Üniversitesi, Frankfurt Nükleer Fizik Enstitüsü öğrencisi Claudia Goy, İsveç, Kore ve Japonya’dan bir araya gelen ekiple birlikte söz konusu tekillik koşullarının gizemini çözmeye çalışıyor.

Temel olarak moleküller ne kadar az hareket eder veya titreşirlerse, sıcaklıkları da o oranda düşer. Fizikçiler tarafında oluşturulan bir sistemde ise bu hareketlilik gözlemleniyor.

Su moleküllerinin kristalleşmeleri için bir başlangıç molekülü gerekir. İlk molekül katı hal almaya başladıktan sonra, temas kurduğu diğer moleküllere de bu durumun iletilmesini sağlar. Su ise donma noktasının altındaki sıcaklıklarda kristalleşme eğilimi gösterir. Ancak bilim insanları bu kristalleşmeyi, yani hal değişimini engelleyen sistemler inşa edebilirler.

Suyun ne kadar gizemli olduğunu anlamak için buz haline geçtiği anda hacminin arttığını düşünmeniz yeterli. Hiç buzluğa tamamen dolu bir şekilde koyduğunuz pet şişenin, genleşen buzun basınç etkisiyle şiştiğini ya da patladığını gördünüz mü? İşte bu, donma noktasına ulaşan ve katılaşan diğer sıvılarda karşılaşılmayan bir durumdur.

Deneyler sırasında araştırma ekibinin kullandığı teknikler, suyun yanına bir termometre koyup sıcaklığını ölçmekten çok daha karmaşıktı. Sonunda yapay ortam ve şartlarda -45 santigrat derecede suyun buzlaşmadan kalmasını sağladılar. Bu durum teorik olarak en soğuk ya da en çok soğutulan suyun oluşturulduğu anlamına geliyor. Fakat hala suyun tekilliği hakkında net verilere sahip değiliz. Halbuki o, hayatımızın her aşamasında ihtiyaç duyduğumuz bir yaşam kaynağı. Bir daha susayıp su içtiğinizde, onun hala keşfedilemeyen yönlerinin olduğunu unutmayın.

Bir cevap yazın