İsmail GÖKGEZ

INSTAGRAM: isogkgz "Ulaştığı ünlülerle röportaj yapan, röportajları yerel gazetelerde yayınlanan, NTV'de staj yapmış, son sınıfa geçmiş, gazeteci olmak isteyen 'İletişim Sanatları' bölümü öğrencisi ve şanssız bedevi kelimesinin vücut bulmuş hali...he bu arada söylemeyi unuttum konserden konsere koşuşturan sanatçı kişilik. Korkmayın, yaptığım röportajdan, gittiğim konsere kadar paylaşacağım sizinle, arkanıza yaslanın ve okumaya başlayın!"

BERKAN ASLAN RÖPORTAJ

Geçmişte yapılan bir röportaj olsa da güncelliğini hala koruyor bence. Birçok sıfatı olmasının yanı sıra çok iyi bir girişimci kendisi. Ondan öğreneceğimiz çok şey var. Sporium kapanınca büyük bir girişimcilik örneği göstererek kendisine röportaj teklifi götürmüştüm. Ben tanıdım, enerjisini hissettim. İstedim ki siz de tanıyın. Huzurlarınızda BERKAN ASLAN!

A
a

İLK’LERİN ADAMI: “BERKAN ASLAN”

Yazın boş durmamak için spor salonuna yazıldığımda onun spor salonunu seçtim. Birisinin vasıtasıyla. Salona gittikçe çok güzel bir aile ortamına şahit oldum ve ben de o aileden birisi oldum! Sporium ailesinin üyesi olmaktan dolayı çok mutluyum. Az bir süre içinde olsa. Sonlarına yetişmiş de olsam mutluyum işte! Kendisini salonda ne zaman görsem ya çalışıyor ya da çalışıyor. İçimden diyorum ki Allah Allah bu adam ne kadar çalışkan. Napiyim hakkında hiçbir şey bilmiyorum ki. Meğer gerçekten çalışkanmış. Ee ne de olsa Boğa Burcu. Bir de ne zaman görsem gülmeye her an hazır gibi bir hali vardı ki aramızdaki kısa konuşmalarda da hep gülerdi. Merak etmeyin bu konuyu da konuştuk. Bak bak hemen aşağıda. Sporium Fetö operasyonu yüzünden kapatılınca çok üzüldüm. Ben zaten geçiciydim orada ama kim olsa o ortamın dağılmasını istemez ve üzülürdü. Ben de herkes gibi kapıda öğrendim tabi bu olayı ve şok oldum. Hemen internetten araştırmaya başladım. Baktım ki tesisin kapandığı haberlerini buldum. Ne olur ne olmaz diye de Berkan Abi’nin numarasını attım cebe. İyi ki de atmışım. Aklıma bir fikir geldi. Ben gazeteci olmak istiyorum. Berkan Abi de tanınan birisi ve başına böyle bir hadise geldi. Neden ona ulaşıp röportaj yapmıyorum. Ne de olsa gazeteci dediğin kendi haberini kendisi yaratmalı. Ben de kendisine röportaj teklifi götürerek kendi röportajımı kendim yarattım. Tıpkı bir gazeteci gibi! Kendisine bu fikri açtığımda beni bu örnek girişimcilik tavrımdan dolayı tebrik etti. Çok korkuyordum beni yanlış anlayacak diye veya hiç anlamayacak diye. Ama anladı! Çünkü empati yapabilen bir insan kendisi. Keşke herkes empati yapabilse! Kendisinin birçok sıfatı var! Tesis Genel Koordinatörü, Yaşam Koçu, Organizatör, Eğitim Uzmanı, Satış&Pazarlama Uzmanı, Doğasever ve Hayvansever. Sıfatlarından olsa gerek ki Kocaeli’nde onu tanımayan yok. İzmit’in gözde bekarlarından olmasının yanı sıra o özel hayatıyla değil, yaptığı işlerle gündeme geliyor. Spordan tutun da eğitime, eğitimden tutun da giyim sektörüne, giyimden tutun da magazine kadar yapmadığı iş yok! Tam bir girişimci. Herkesin örnek alması gereken bir insan. İnsan olayın içindeyken pek fark edemiyor ama röportajı yazıya geçirirken bir kez daha hayran kaldım bu adama. Cesareti, yaptıkları, projeleri, başarısı hayran olunmayacak gibi değil. İlk’lerin adamı diyorum ben ona. Birçok ilke imza attığı için. Zira bu sıfatı sonuna kadar hak ediyor. Hemen sayıyorum. İlk buz pateni antrenörlerinden, Kocaeli’nde ilk kez doğa yürüyüşü düzenleyen, yine Kocaeli’nde ilk kez net working etkinliği yapan, birçok projeye ilk kez imzasını atan kişi kendisi. Ya bana hak verdiniz değil mi? Bu kadar çok tanınmasının ve sevilmesinin bir nedeni var. Enerjisi! Pozitif enerjisi. Adamda bildiğiniz hiç negatif enerji yok. Hiç olumsuz yönden baktığını görmedim olaylara. Valla herkes gibi ben de birazcık istiyorum yaşama sevincinden. Fazla geliyorsa biraz bize de ver Berkan Abi. İhtiyacımız var da! Konuşmadığımız şey kalmadı neredeyse. Fetö’dan girdik, sanata daldık, hayvanları sevdik, Atamızı andık, terörün acısını paylaştık. He bu arada ben de bir ilk gerçekleştirdim. Hep Berkan Abi gerçekleştirecek değil ya ilk’leri. Benim ilk İzmit röportajım kendisi! Sağolsun. O kadar minnettar ve şükran duyuyorum ki anlatamam. Kendisi bana vakit ayırdığı için gençleri desteklediği için ve en önemlisi de her şeyi bütün samimiyetiyle ortaya döktüğü için.. Gel de minnettar olma bu adama şimdi. Günümüzde gençleri desteklemeyen suratına bile bakmayan o kadar insan varken hele de. Sanki hepsi Kocaeli’nde toplanmış gibi!

Berkan Aslan Röportaj

1) Spor Akademisi’nde falan okudunuz da nereden geliyor bu spor aşkı?

-Şimdi şöyle anlatayım; 1980 Ankara doğumluyum. Asker babanın 3 çocuğundan bir tanesiyim. Tek erkeğim. Anne baba memur. Babamın tayini sürekli böyle farklı farklı şehirlere çıktığı için anaokulunu Diyarbakır’da okudum, ilk ve ortaokulu Antalya’da okudum. Lise 1 Gökçeada, Lise 2 Çanakkale lise 3 ve üniversite Kocaeli. İş hayatına çok erken yaşta atıldım. Hayvanları çok sevdiğim için sürekli petshoplara girip çıkardım. Bir gün Antalya’da petshopta kedi köpek severken şirketin sahibi beni görüyor. O sırada müşteriler bana soru sorunca ben de müşterilere cevap veriyorum. Bu tabi şirket sahibinin hoşuna gidiyor ve bana iş teklifinde bulunuyor. Bende ortaokul hayatımda ilk iş deneyimimi yani 13 yaşlarımda çalışma hayatına atıldım. Sonrasında Antalya’dan ayrıldık tayinimiz çıktı Gökçeada, Çanakkale İzmit. 20 yıldır Kocaeli’nde yaşıyorum. Lise sonu Gazi Lisesi’nde okudum. Üniversiteyi de Kocaeli Üniversitesi Spor Akademisi’nde okudum. Kocaeli’ne hiç alışamadım. Hala daha yadırgıyorum. Çünkü Antalya gibi modern bir şehirden sonra Kocaeli çekilmiyor. Burası birçok şeye 2016 yılında yaşamamıza rağmen çok geç 20 yıl sonra 15 yıl sonra uygulanan bir şehir olduğu için Kocaeli’yi sevmiyorum. Spor Akademisi’ndeki uzmanlık branşım buz pateni. Türkiye’nin ilk artistik buz pateni antrenörlerinden bir tanesiyim. Kocaeli’deki ilk özel dersleri ve kursları veren kişiyim. O dönemlerde yöneticiler profesyonel olmadıkları için Kocaeli’nde birçok şeyi yapmak istedim ama maalesef ilerleyemeyince çünkü yerel yönetimler bu anlamda destek olmadılar ve profesyonel çalışmadıkları için o dönem sporu bırakma kararı aldım. Günde 10 saat buz pateni ve sokak pateni yapıyordum. Askere gidip gelmem 2004 yılını buluyor. 2004 yılında ailemle bir toplantı yaptım. Ciddi bir karar verdik. Spor hayatımı bitirdim ve resmi anlamda ilk iş hayatına Yapı Kredi Emeklilikte Finansal Danışmanlıkla başladım. Sonra medikal müvessilik yaptım. Gebze’de bir fabrikanın Türkiye Pazarlama Sorumlusu oldum. Daha sonra Habaş sıvı ve tıbbi gazlarda Doğu Marmara Bölgesi Satış Pazarlama Bölge Sorumlusu olarak çalıştım. Tabi bu dönemlerde yine organizatörlük yapmaya devam ettim. Hayvanlara karşı aşırı derecede ilgim vardı. Bu nedenden dolayı da dedim ki hayatım boyunca tek bir şey için bekledim o da ‘Sihirli Hayvanlar Dünyası Eğitim Semineri’ adı altında bir proje. Bu proje kapsamında 18 çeşit hayvanı yurt dışından getirdim, evcilleştirdim özel okullara belli bir ücret karşılığında eğitim seminerleri verdim. Bunların arasında boğa yılanı, piton yılanı, timsah, iguana uçan sincap vs. envai çeşit hayvan vardı. Egzotik hayvanlar. Bu hayvanların hepsini evcilleştirdikten sonra bu seminere adım attım fakat yine Kocaeli yanlış bir bölge olduğu için çok büyük paralar harcadım. Baktım ki projenin geleceği yok, Kocaeli’nde adım atamıyorum. Projeyi lav etme gereği duydum. Hala kedilerim köpeklerim var. Onlarla mutlu bir yaşam sürüyorum. Spor hayatını bırakmıştım fakat ara ara treeking organizasyonları yapıyordum. 20 yıldır Kocaeli’ye geldiğimden beri bu doğa yürüyüşü organizasyonlarını yapıyorum. Treeking organizasyonları yaparken henüz o dönemde Kocaeli’nde hiçbir kulüp yoktu. Şu anda mevcut olan kulüplerin hepsi sonradan ortaya çıktılar. Yaklaşık 20 yıl kadar yaptıktan sonra bu sene kendimi sineye çektim. Kocaeli’nin yerel yönetimlerindeki kişilerin vizyonlarından dolayı da biz de bukalemun gibi buraya uyum sağlamaya karar verdik. Sosyal çaplı birçok organizasyon yapıyordum. Yılbaşı organizasyonları, temalı partiler, fasıl organizasyonları ve Kocaeli’de ilk kez net working tanınma tanıştırılma ve tanıtım amaçlı yapılan bu net workingin amacı farklı meslek gruplarından farklı insanları bir araya getirerek birbirleriyle tanışmalarını kaynaşmalarını ve iş bağlantılarını sağlamaktı. Kocaeli’nde net workingi ilk defa yapan kişiyim. Her yıl yılda bir kereye mahsus iftar organizasyonu yapıyorum. Bunun dışında yine net working amaçlı yemek organizasyonları kahvaltı organizasyonları yapıyorum. Bu organizasyonları yaparken de her organizasyonda bir konuşmacı iş adamı ya da iş kadını konuşmacı olarak misafir olarak davet ediyorum. Buradaki amaç kişilerin hayat hikayelerini anlatmaları zamanında yaşadıkları zorlukları katılımcılarla paylaşmaları. Kişilerin önüne birçok engel çıkabiliyor fakat kişiler bu engelleri aşabilmek için pes etmiyorlar. Ellerinden geldiğince savaşmaya çalışıyorlar ve belli bir süre sonra da dev bir holding sahibi ya da anonim şirket sahibi oluyorlar. Milyon dolarlık servete kavuşuyorlar. Bildiğiniz üzere son beş buçuk yıldır Kocaeli-Sporium tesisinde yönetici olarak çalıştım. Var gücümle çalıştım. Beş buçuk yıl içerisinde herhalde 10 gün resmi izin ya kullanmışımdır ya da kullanmamışımdır. Son 4 ay içerisinde haftanın 7 günü 12’den gece 12’ye kadar bir fiil kendi işimmiş gibi çalıştım fakat başımıza gelen bu badirelerden dolayı ohal kapsamında Sporium Tesisleri kapandı.
Vatan millet Sakarya! Bugün askere çağrılsam herhalde giderim. Vatanım bayrağım ve milletim için yapamayacağım hiçbir şey yok. Sporium’un kapanmasında da kişilerin suçu varsa eğer sonuna kadar çekmeliler. Bu benim babam dahi olsa mevzubahis vatanımızsa en ağır cezayı çekmeliler. Şu anda üzüldüğüm konu işimizden olmamız değil, çalışan personelin yaklaşık 28 kişinin işsiz kalması. Bir de tabi yasal haklarını yani tazminatlarını alamamış olması. Bu nedenden dolayı da bu hafta belediyeyle görüşme yapmayı planlıyoruz. Hatta belki basın açıklaması da olabilir. Çünkü şirketimiz tarafından ohalin 36. Maddesi gereği çıkarıldık. Bu maddeden çıkarılan kişiler, işkura başvuruda bulunamıyorlar, devlet memuru olamıyorlar. Kurunun yanında yaş da yanar misali şu anda biz yandık sanırım. İşveren tarafından revizyonlar bekledik fakat Sporium kapatılmasının üzerinden 1 ay geçmesine rağmen ne yasal haklarımızı alabildik ne de işveren tarafından personel açısından olumlu hiçbir adım atılmadı. Burada artık iyi niyetin suiistimal edildiğini düşünüyorum. Biz de dediğim gibi hafta içi elimizden geldiğince yasal haklarımızı arayacak, gerekirse toplu halde avukata gidip mahkemeye vereceğiz işverenimizi. 36 yaşımdayım herhalde hayatım boyunca çalıştığım en uzun iş Sporium’du. Çok özverili çalıştığımıza inanıyorum. Bizim orada çok güzel bir ortamımız vardı. Aile ortamı yaratmıştık. 2 bine yakın üyemiz vardı. En son duyduğumuz haberlere göre belediye tarafından Sporium Milli Evrak’a devredildi ve şu anda ihaleye hazırlanıyor. Devletimizin, yerel yönetimlerin 2 bine yakın Sporium üyesini mağdur etmeyeceğini düşünüyorum. Tesis ihaleye verilirken mevcut müşterilerinde mağduriyetinin giderileceğini düşünüyorum. Bu nedenden dolayı da binlerce kişiyle telefon görüşmesi yapıyoruz. Hala daha kontak halindeyiz. Çünkü yönetici olarak ben görev aldığım için üyeler patronlarımı tanımıyorlar. Beni tanıyorlar.

2) Şu anda bir açıklama bekliyorlar sanırım..

-Tabii bir açıklama bekliyorlar. Şuan da ohalin olması istenilen bir yargı süreci oluşturmuyor fakat devletin yerinde olsaydık herhalde hepimiz ohali direk aktifleştirirdik. Çünkü şu anda devletimize zarar vermek isteyenlerle devletin yanında olan kişileri ayırt etmemiz için tek yapılması gereken şey ohal uygulamasıydı. Bu nedenden dolayı ilk zamanlar kızmış olmama rağmen şuanda tamamıyla devletimizin verdiği kararın arkasındayım. Bu karar 3 ay daha uzatılabilir. Eğer ki temizleme operasyonu başarılı olacaksa 1 seneye kadar yayılabilir. Fakat burada en önemli noktalardan bir tanesi bu tür şirketleri kapatırken şirketlerin sahipleri eğer gerçekten de fetöcuysa suçluysa sonuna kadar cezalarını çekmelerini istiyorum. Fakat şirketlerde çalışan kişilerin çoğunluğunun bağlantılarının olmadığını düşünüyorum. Hepsi saf insanlar. Zaten bizler de fetönun başkaldırışta ne olduğunu öğrendik. Daha önce siyasetle uğraşmamış birisi fetönun ne olduğunu bilmiyor. Bu nedenden dolayı bence en yakın zamanda devletimiz ve idarecilerimiz kuruyla yaşı ayırt edecektir. Ama bu süreçte işte maalesef halkımızın bir kısmı arada mecburen kaynayacak. Belli bir süre sonra ohal kalktıktan sonra yargı tekrar işlemeye devam edecektir. Allah sonumuzu hayır etsin. Çok büyük bir badire atlattık. Halkım sokaklara çıkmış olmasaydı Suriye sınırında 50 bin İngiliz askeri 50 bin Suriyeli sınırı ülkemizi işgal etmek için hazırda bekliyordu. Ama başarılı bir şekilde üstesinden geldik umarım bundan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat ve Emniyet gücümüz daha güçlü bir şekilde ülkemizi korumaya devam edecek.

3) Umarım dediğiniz gibi olur. Anladığım kadarıyla beklemiyordunuz değil mi böyle bir şeyi? Birden gelişmiş olmalı.

-Evet, beklemiyorduk. Şöyle anlatayım biz normalde Bülent Karagöz’ü yani şirketin sahibini Kocaeli’nde tanınmış bir iş adamı olarak tanıyoruz. Dediğim gibi siyasetle uğraşmadığımız için terör örgütü içerisinde yer alıp almadığını bilmiyoruz. Şuan da Bülent Bey sorgusu alındıktan sonra serbest bırakıldı. Hala yaşantısına kaldığı yerden devam ediyor. Saat 12’de Arasta Park’ta alışveriş yaparken patronlarım tarafından arandım. “Berkan Bey hemen tesise geçer misiniz? Belediyeden ekipler gelecek ve tesisi mühürleyecekler. Lütfen panik yaratmayın. Şirket çalışanlarınıza da durumu anlatın. Herkes sakin olsun. Tesisi mühürleyecekler ama sonra biz görüşmelerimizi yapacağız. Ortada bir yanlış anlaşılma var. Bu yanlış anlamanın da giderileceğini düşünüyoruz” deyince ben hemen tesise geçtim. 14.30 gibi belediye ekibinin geleceğini öğrendik. O zaman zarfında da tabi elimiz kolumuz bağlı bekledik. Gelen insanları mağdur etmemek adına o gün tesise gelenlerin her birini uyardık. Tesisimiz bugün erken kapanacak bilginiz olsun gibisinden. Yazı astık. Bununla ilgili tabi insanlar tedirgin oldular. Yetkili ekipler geldiğinde bizlere mahkeme kararını gösterdiler. Boynumuz kıldan ince gelen karara saygı duyduk zabıta ekipleri ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekipleri gelip çok profesyonel bir şekilde çok insancıl bir tavırla işlerini yaptılar. Bu zaman zarfında da tabi kişisel bütün eşyalarımızı aldık. İnanın ben o gün şoka girdim diyemeyeceğim çünkü rüya gibiydi hayal görüyormuş gibiydim. 5 buçuk yıl boyunca çalıştığımız tesisi kendi ellerimizle teslim ettik. O anda tek düşündüğümüz tabi düşündüğümüz tek şey mevcut olan üyelerimizin akıbetiydi. Bununla ilgili belediye ekiplerinden bilgi aldık. Müşterinin mağdur edilmeyeceğini söylediler. Bununla ilgili tesis bizzat kapandıktan sonra kendi telefonumu yazdım. O hafta içerisinde binlerce kişi tarafımı arayıp bilgi aldılar. Şunu anlamış oldum: biz orada gerçekten çok kaliteli çok profesyonel aile ortamı yaratmışız ki arayan binlerce müşterimin hiçbirisi bizimle olumsuz hiçbir telefon görüşmesi yapmadı. Hatta birçoğunun söylediği şey ohal kapsamında bu tür şeylerin olabileceği, metanetli olmamız gerektiği, bu sürecin geçeceğini, tamamıyla personele üzüldüklerini personelin açıkta kaldığını en kısa zamanda da durumun düzeleceğini söyleyip moral oldular. Biz orada gerçekten çok güzel arkadaşlıklar kazanmışız. Çok güzel dostluklar kurmuşuz. İnanın o kadar çok üyemiz aradı ki maddi manevi destekte bulunmak isteyenler, iş teklifinde bulunanlar her kesimden insanla karşılaştık. Ama dediğim gibi şu anda üzüldüğüm 2 konu var. Bunlardan bir tanesi: mevcut üyelerin mağduriyetinin giderilmesi, ikinci konu da işveren tarafından ohal kapsamında 36. Maddeden dolayı çıkarıldığımız için mevcut olan işine son verilen personelin  kamu kurumlarında işe yerleşemeyeceği işkura işsizlik maaşı konusunda başvuruda bulunamayacağı yönünde bu anlamda her iki konunun devlet büyüklerimiz tarafından mağduriyetlerinin giderilmesini istiyorum. Burada personelimiz diken üzerinde ve biz bu hafta içerisinde yasal yola başvuracağız. Çünkü hiçbir şekilde ohal kapsamında devletten hiçbir talepte bulunamıyoruz. Bu nedenden dolayı da kurunun yanında yaş da yandı. Şirket sahibinin bir suçu varsa da çalışan personelin hiçbir suçu yok. Yargı mercinin gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Bizleri mağdur etmeyecektir. En kısa zamanda devletin kademelerinden olumlu geri dönüş bekliyoruz.

4) Peki Sporium’un başına neden böyle bir olay geldi? Siz kendi içinizde hangi nedenlere bağladınız bunu?

Biliyorsunuz bu darbe girişiminde halkımızdan birçok kişi vefat etti şehit oldu milli servetimiz zarar gördü. Tabi affedilecek bir durum değil. 17-25 Aralık operasyonlarından sonra Cumhurbaşkanımızın söylediği bir cümle vardı bu cümle benim çok hoşuma gidiyor: “İnlerine kadar ineceğiz” demişti. Şimdi bağlantısı olanlar şüpheli vasfıyla fişlenenler bu tür kişiler devlet tarafından sorguya alınıyor savcımız tarafından ifadesi alınıyor suçlu bulunursa tutuklanıyor suçlu bulunmazsa yine şüpheli vasfıyla serbest bırakılıyor ya da mal varlığına el konuluyor. Sanırım işvereninde bu anlamda bazı şüpheli davranışları olmuş olabilir bizler bunu bilmiyoruz çünkü Bülent Bey İzmit’te çok geniş kesim tarafından tanınan birisi. İş bağlantıları olan birisi. Devlet böyle bir adım atıyorsa bir bildiği vardır. Saygı duymamız gerekiyor. Ama dediğim gibi şu süreçte kurunun yanında yaş da yanıyor. Suçlu da olabilir suçsuz da.. Önlemini almak durumunda. Yeni yasayla birlikte şüpheli vasfı ya da suçlu bulunan kimsenin mal varlığına el veriliyor. Sporium da Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait olduğu için sözleşme feshediliyor. Bir yanlış anlaşılma olmasın tek taraflı feshediliyor. Sporium’un ticari ünvanı Özel Brb Eğitim Sağlık Danışmanlık Ticaret Ltd şirketi diye geçer. Bu şirket şuanda kapatılmadı sadece Sporium’un bulunduğu devlet tarafından alınan yer Belediye tarafından feshedildi. Şüpheli vasfı taşıdığı için. Bize düşen devletimizin milletimizin yanında yer almak. Biz bir şeyi görmüş olduk. AKPsi CHPsi MHPsi HDPsi ve diğerleri birlikte ne kadar güçlü olduğumuzun farkına vardılar. Bu aynen böyle devam etmeli. Her partinin siyasi lideri demokrasi nöbetlerinde bir aradaydı. Bu benim çok hoşuma gitti. Bu anlamda Sporium gibi bir çok tesis kapatılmış olabilir.

5) Biz daha önce de birçok kez yaptık bu birleşmeyi. Çanakkale olsun diğer cepheler olsun. Özümüze mi döndük sizce?

-Kesinlikle! Size katılıyorum. Ötekileştirme diye adlandırdığımız partiler ayrıldı mezhepler ayrıldı. Daha doğrusu ayrıştırılmaya çalışıldı. Fakat bu son yaşadığımız olayda artık herkes tek bir bayrağın altında birlikte mücadele etmeyi öğrendi. Dediğiniz gibi bizim geçmiş tarihimizde her milletten insan aynı cephede vatanı kurtarmak için kan dökmüştü. Bu son olayda da aynı şey gerçekleşti. Cumhurbaşkanımızın söylediği yine çok güzel bir söz vardı: “Biz Türk milleti olarak helikopterlere savaş uçaklarına ve tanklara karşı olarak bir fiil canımızı ortaya koyarak korumaya çalışmış bir milletin evlatlarıyız” Benim için şey çok önemliydi. Canını vermeye hazır insanlar hep dedelerimizdi. Bu son olayda görmüş olduk ki hepimiz hazır haldeyiz. Feto içerisinde yer almışlarsa eğer bu kişileri sınır dışı etmemiz gerekiyor. Bence Türkiye’de yaşamamaları gerekiyor. Ama inanıyorum ki çok yakın zamanda güzel şeyler de olacak.

6) Bombanın patlamadığı saldırıların olmadığı şehir kalmadı ülkemizde. Son dönemde artan terör olayları hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Feto çok uzun yıllardan beri Türkiye üzerinde ağ örmüş bir oluşum. Ben Fetö ile Pkk’nın ve diğer terör örgütlerinin iş birliği içerisinde çalıştıklarını düşünüyorum. Hatta ve hatta sermaya anlamında da terör örgütlerini desteklediğini düşünüyorum. Evet, son zamanlarda ülkemiz üzerinde çok büyük oyunlar oynanıyor sürekli bombalar patlıyor. İnsanlar katlediliyor. Saldırılar oluyor. Şehitlerimiz oluyor. Allah gani gani rahmet eğlesin. Burada yapacağımız şey çok basit. Çok uyanık olmak durumundayız. Şüphelendiğimiz kişileri hemen ihbar etmemiz gerekiyor. Bu en yakın arkadaşımız dahi olsa direk vatanımız için bunu yapmamız gerekiyor. Devletin de yapması gereken şeyler arasında bazı bölümleri güçlendirmesi gerekiyor. Son dönemde açığa alınanlar yüzünden kamuda çok büyük bir açık meydana geldi. Çok güzel gençlerimiz var vatanımız için canını verecek o kadar çok kişi var ki. Bu onlar için aslında bir fırsat. Bu fırsatı değerlendirmeleri gerekiyor. Güçlü bir ordu güçlü bir emniyet güçlü bir istihbaratla ülkemizi dış güçlerden korumamız gerekiyor. Artık maymun gözünü açtı. Bu saatten sonra çok profesyonelce ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Tabi bu olayların olması bizim için üzücü ama biz terör örgütlerinin istediği şeyi yapmayacağız. Ülkede keşmekeşlik yaratmak istiyorlar. İşte basın aracılığıyla vatandaşımızın psikolojilerini bozmaya yönelik çalışmalar yapıyorlar. Biz tabiki üzülüyoruz ama hiçbir şey yokmuş gibi yine yolumuza devam edeceğiz. Üretici bir ülke olmamız gerekiyor. Sürekli üretmemiz gerekiyor. Hazırcı bir toplum olmamamız gerekiyor. Çocuklarımızı çok iyi yetiştirmemiz gerekiyor. Şimdi bakıyorum genç nesile ellerinde cep telefonu sosyal medyadan çıkmıyorlar. Anne ve babaları harçlıkları veriyorlar hazıra alışmışlar. Çok üzüldüğüm bir nokta. Şuanda teknik anlamda usta bulamıyorsunuz. Teknik ekip yok. Çok büyük işçi açığı var. Bu nedenden dolayı da üretim üretim üretim. Çocukları çok bilinçli yetiştirmemiz gerekiyor. Zora alıştırmamız gerekiyor. Kolay yoldan sahip olmamaları gerekiyor.Anne babalara büyük bir görev düşüyor. Bundan sonra da devletin kademelerinde daha kaliteli daha profesyonel bir nesil yetiştireceğiz ben inanıyorum. Burada çok zeki insanlar var. Ülkemizdeki beyin göçünü durdurmamız gerekiyor. Ama her şeyden önce eğitim eğitim eğitim. Çocuklarımıza başta halkımıza eğitim vermemiz gerekiyor. Bu anlamda KOMEK, İZMEK gibi kursların yanında daha bilimsel daha stratejik eğitim programlarının açılması gerekiyor.

“ARTIK MAYMUN GÖZÜNÜ AÇTI TERÖRÜN İSTEDİĞİ ŞEYİ YAPMAYACAĞIZ”

7) Hayvanlarla iç içe mi büyüdünüz siz? Ben sizde öyle bir şey seziyorum.

-Antalya’da ilk okulu okurken ben hayvanlara aşırı derece zarar veren bir insandım. Kedileri ikinci üçüncü kattan aşağıya fırlatırdım. Karıncaları yakardım. Sümüklü böceklerin üzerine tuz dökerek ölmelerini sağlardım. Ta ki bir gün bir kelebeği avuç içime aldım. Tabi kelebeğin kanatlarının üzerinde pigmentler var. Bu pigmentler döküldükten sonra kelebek can çekişmeye başladı. Can çekişince ban ağlamaya başladım. Annem geldi sarıldı zaten kelebeklerin ömrü çok kısa sen bugün öldürmeseydin yarın zaten ölecekti. Çok enteresan o kelebeğin ölümünden sonra benim hayvanlara karşı bütün bakış açım değişti. Hayatım boyunca gördüğüm bütün yaralı sakat hayvanların hepsini alıp evime götürdüm. Hayvan sevgisi o yıllardan geliyor. Sonrasında işte bu sürüngen hayvanları beslemey başladım. İlk başta Kocaeli’de herkes beni anormal bir insan olduğumu düşünüyordu. Hamster 6 yıl evimde iguana besledim.  O iguana zaten meşhur olmuştu. Gazetelere falan çıkmıştı. Ama insanlara hayvan sevgisi aşılamayı başardım. Yaklaşık 3 bin 500’e yakın öğrenciye eğitim semineri verdim. Hayatı boyunca kuşa dahi dokunamamış olan yetişkinlere yılanları iguanaları timsahları sevdirdim. Bu benim açımdan büyük bir başarıydı. Şimdi mesela arkamı dönüp baktığım zaman yapmak istediğim ve yapamadığım hiçbir şeyin olmadığını gördüm. Hayvanları çok seviyorum hala 2 tane rodvider cinsi köpeğim var. 12 tane de cins kedi besliyorum evimde. Veteriner kliniğinde de 14-15 tane Singapur kaplumbağam var. Bunların en büyükleri de 14 yaşında. İnsanların yaşamı boyunca muhakkak ama muhakkak hayvan sevgisiyle yaşamaları ve büyümeleri gerektiğine inanan birisiyim. Hayvanları sevmeyen bir insanın asla ama asla insan sevemeyeceğine hümanist bir insan olamayacağına yüzde yüz inanan bir insanım. Bu nedenden dolayı da çocuğu olan ebeveynlerinin mutlaka evde kedi köpek tavşan ya da bir kaplumbağa beslemesi gerektiğini düşünüyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum.

8) Egzotik hayvanlarınız hala duruyor mu?

-Egzotikler durmuyor. Hepsini sahiplendirdim. 36 yaşında gelince tabi ister istemez ailede büyük bir baskı oluşuyor evlenmeyle ilgili. En son ailemin bana söylediği şey şu yöndeydi artık evlenmen gerekiyor fakat beslediğin hayvanlar yüzünden çocuk sevgisini kendi kendime giderdiğimi ve onlara çok zaman ayırdığımı bu nedenden dolayı da evlenemediğimi söylemişlerdi. Ben de onlara söz verdim. Bu nedenden dolayı hayvanların hepsini sahiplendirdim. Ama baktık tabi bu olmuyor evliliğin hayvanla hiçbir alakası yokmuş sonrasında kedi ve köpeklere sahip oldum. O yüzden diğer hayvanların hepsini sahiplendirdim. Hem bunların bakımı çok zor maliyeti de çok yüksekti. Bundan dolayı sadece kedi köpek besliyorum.

9) Hayvanlara dönüşünüz çok büyük oldu herhalde çünkü bir insan neden iguana yılan mılan besler ki?

-Sürüngen hayvan beslememdeki sebeplerden bir tanesi şuydu: benim babam asker emeklisiydi. Haca kuvvetlerı komutanlığında astsubay olarak görev yaptı. O dönemde Antalya’da Meydan Komutanlığı’nda görev yaparken ben de tabi askerliği çok seviyordum. Hatta en büyük hayalim TSK’nın çalışan bir personeli olmaktı. Babamla birlikte biz nöbetlere gidip gelirdik. Yani ben sabah giderdim ertesi gün sabah dönerdim babamla birlikte. Hava Meydan Komutanlığı Antalya’daydı. Bulunduğumuz alan maki bitki örtüsüyle kaplıydı. Çok sayıda kertenkele vardı. Ben burada hep kertenkele yapardım. Severdim sonra serbest bırakırdım. Teraryum kurdum orada beslemeye başladım. Sanırım en büyük etkenlerden birisi buydu. Kirpi yılan atmaca yılan baykuş içinde olduğum coğrafyada yaşayan hayvanlardı. Buradan da etkilenmiş olmam gerekiyor ki sonradan bu hayvanların hepsine sahip oldum. Uzun yıllar besledim hepsini.

10) Bu eğitimlere nasıl karar verdiniz? Fikir nasıl geldi aklınıza? Hayvanları öğrencilere tanıtmak.

-2004 yılında Eskişehir’e gittiğim sırada iş teklifinde bulunmuşlardı. İki tane özel anaokulu buz pateni sokak pateni jimnastik dersleri vermemi istemişti. Bende onaylamıştım. Hayvanları beslediğim için hayvanları okulda bir iki öğrenciye sevdirdim. Sonra bu yayıldı ve okul bütün öğrencilere göstermem gerektiğini söyledi. Hayvan sayılarını artırmaya başladım. Madem çok ilgi çekici bir durum neden bunu projeye dökmüyorum diye düşündüm. 2003-2004 yılında aslında Eskişehir’de başladı bu projenin temelleri.Orada da eğitim vermiştim.  İnsanlara yetişkinlere hayvan sevgisi aşılamaktı amacı. Nitekim de tuttu. Türkiye’de ilk ve tek proje bu. Belediye tarafından bir finansman sağlanırsa bunu Kocaeli’de daha geniş daha profesyonel bir şekilde yapabiliriz.

11) Uluslararası Genç Liderler ve Girişimciler Derneği yönetim kurulu üyesi misiniz hala?

-Bir dönem Uluslar arası Genç Liderler ve Girişimciler Derneği’nde ben 3 yıl görev aldım. Türkiye eğitim uzmanıydım. Türkiye çapında satış, pazarlama, müşteri ilişkileri görgü kuralları ve marka yönetimi eğitimleri veriyordum. Kocaeli şubesinde başkan yardımcısıydım. Sonrasında işte Kocaeli’de yaklaşık 300 kişilik uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yaptık. Burada da yine Türkiye Genel Kurul Direktörü seçildim. Fakat sonrasında Kocaeli şubesindeki bazı problemlerden dolayı istifa etme gereği duydum. Kendi isteğimle istifa ettim. Çok mükemmel bir dernek. Çok aktif bir dernek. Sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirdik. Ama şu anda 2016 yılı itibariyle görevde değilim.

12) Sizin yaptığınız organizasyonlara insanlar katılmak için birbirleriyle yarışıyorlarmış, bu doğru mu?

-Evet, doğru. Hani deriz ya etkileşim çok önemli. İnsan ilişkileri çok önemli. Kocaeli’de enerjinin eksikliğini hissediyorum. Kocaeli’deki birçok insana enerjim herhalde çok yüksek geldi. Yaptığım çalışmalar kariyer geçmişim farkındalık yaratmayı bir çatı altında toplamaya karar verdim. Mesela doğa yürüyüşü organizasyonları yapmaya kadar verdim. Bu yürüyüşlerde yarışmalar yapıyordum. Bu yarışmalar sonucunda hediyeler veriyordum. Bu organizasyonlarda birçok arkadaşımızı evlendirdik. Sonra işte bu net working organizasyonları insanlar şirketlerini tanıtmak için, ticaret yapabilmek için dediğiniz gibi birbirleriyle yarışıyorlardı. Akabinde maskeli balolar, yılbaşı organizasyonları, fasıllar, tanışma amaçlı kahvaltılar. İlişkiler üzerine workshoplar düzenledim. Eşinden boşanmış, sevgilisinden ayrılmış, iflas etmiş, iş hayatında başarılı olamamış, asosyal olan insanların katıldığı bir workshoptu bu. Bu workshopta insanlar ilk başta bütün bilgilerini gizlediler. Seminerin yaklaşık birinci saatinden sonra insanlar içlerini dökmeye başladılar. Rahatladılar deşarj oldular. Bu workshop sonunda aldıkları bilgilere istinaden çok daha sağlıklı karar alıp adımlar attılar. Gerek iş yaşamlarında gerek özel hayatlarında. Bu workshopları artık yapmıyordum. Ama tekrar yapmaya karar verdim. Çünkü Kocaeli’ye baktığınızda genel anlamda sosyal ve kültürel hiçbir aktivite yok. İnsanlar kendilerini rahatlatamıyorlar. Bu nedenden dolayı da yeni başlayacağım tesiste VIP ATLHİC CLUBte bundan böyle her ay 1 tane etkinlik yapmayı düşünüyorum. Mesela önümüzdeki ay içerisinde İstanbul’da Doğum Koçu ve Yaşam Koçu Ferda Saraçoğlu’nu getireceğim. Evlenmek isteyenler, istedikleri zaman diliminde yuva kurmak isteyenler, çoluk çocuk sahibi olanlar ya da çoluk çocuğa sahip olmak isteyenler bu kişilerin partnerleriyle birlikte katılacakları muhteşem bir workshop. Burada amaç çocuk bakımı emzirilmesi masaj yapılması banyo yaptırılması anne ve babanın birlikte katılıp egzersiz  yapabileceği bilimsel çalışmaları öğrenmelerini sağlamak. Ferda Saraçoğlu’yla ilerleyen zaman diliminde VIP ATLETİC CLUBta mükemmel bir seminer bizleri bekliyor olacak. Treekinglere tekrar ağırlık vereceğiz. Uzun yıllar bu treekingleri yaptık ve binlerce kişi katıldı. Artık insanlar tekrar bekliyorlar. Tekrar start vereceğiz. Çünkü ben normak treeking yaptırmıyorum. Burada insanları eğlendiriyorum. Ödüllendiriyorum ve birbirleriyle kaynaşmalarını sağlıyorum. Bu tür organizasyonlara ağırlık vereceğiz. Bir de bol bol Türkiye çapında isim yapmış girişimcileri davet edeceğiz. Burada yine hayat hikayelerini anlatacaklar ki genel kişiler de o insanların hayat hikayelerini feyz alarak daha başarılı adımlar atabilsinler. Çünkü risk almak çok önemlidir. Risk almadan hiçbir şey yapamıyoruz. Başarıya ulaşamıyoruz. Kısmet olursa bu tür organizasyonları zenginleştireceğiz. İmzamızı atmış olacağız.

13) Maskeli balolar, düğünler, Sporium’da oluyordu. Sporium kapandığına göre etkinlikler daha olmayacak mı?

-Bütün yaptığım organizasyonları ben hep farklı farklı mekanlarda yapıyordum.Tek bir mekana bağlı kalmıyordum. Atıyorum özel mekanlar kiralıyordum. İşte ne bileyim kendi ortamımı kendim yaratıyordum. Bu anlamda yine organizasyonlarımıza devam edeceğiz. Benim için Sporium’un kapanmış olması alternatifler doğuracaktır. Çünkü ben bu organizasyonları Sporium’dan önce de yapıyordum. Sonra da yapmaya devam edeceğim.

14) Kocaeli'nde bu kadar tanınmanızın sebebi nedir sizce?

-Birincisi birçok ilki yapmış olmamdan kaynaklanıyor olabilir. Enerjimi seviyorum. İnsanlar da herhalde enerjimi çok seviyor. Üçüncüsü hayatım boyunca kimseye kazık atmadım. Bankalar dışında hiçbir kuruma borcum yok. Hiçbir şahsa borcum yok. Yapacağım deyipte yapmadığım hiçbir şey yok. Bir de eğer birilerinden bir şey istiyorsanız vermeniz gerekiyor. Sevgi verirseniz sevgi alırsınız. Güven verirseniz güven alırsınız. Hayatta her şey karşılıklı. Düzgün birisi olduktan sonra insanlar sizi çok sevecektir. İnsanlarda güven duygusu ve farkındalık yaratırsanız sevilmememiz imkansız.

15) Küçükken nasıl bir çocuktunuz? Hiperaktif mi yoksa?

-Çok hareketliydim. Küçükken bir kaza geçirdim. Başıma dev bir demir düştü. Gözümü açtığımda yatakta yatıyordum. Konuşamıyordum ve yemek yiyemiyordum. Yaklaşık bir ay kadar pipetle çorba yediğimi hatırlıyorum.  Ama bir ay sonra ayaklandım. Annem hep sen çok delidolusundur der kazadan sonra böyle oldun der. Okulda hep kavga ederdim. Çok enteresan küçükken çok girişken değildim, çok utangaçtım. Bayanlardan hep kaçardım. Ortamlara giremezdim. Şimdi de tam tersi. Çok sosyalim. Bayanların arkasından saçlarını çekerdim. Okulda sicilim bozuktur aslında baktığınız zaman.

16) Kadınlarla ilgili sosyal medyada yaptığınız bir paylaşım vardı. Çok abartıldığını düşünüyor musunuz?

-Benim aslında orada vermek istediğim mesaj şuydu; çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır. Bayanların kendisine bakması gerektiği aslında ama evet gerçekten de sosyal medyada çok güzel bir rayting aldı. Gazetede haber olarak yayınlandı. Bu mesaj sadece bayanlara değil, erkekler için de geçerli. Biz nasıl bakımlı bayan istiyorsak bakımlı bayanlarda işte ter kokmayan erkek bakımlı giyimine kuşamına özen gösteren erkeklerden hoşlanıyor. Bu nedenden dolayı da kendimizi yetiştirmemiz gerekiyor. Zaten o olaydan sonra birkaç haberim daha çıktı gazetede. Artık paylaşımlarıma çok dikkat ediyorum. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş o yüzden artık her şeyi paylaşmıyorum.

17) Polis baskın yaptı şu oldu bu oldu haberleri neden çıktı sizce? İlgi çekmesi için mi?

-Evet, kesinlikle katılıyorum. Bu haberlerin çıkmasındaki en büyük nedenlerden bir tanesi rayting toplamak. Aslında şöyle gazeteciler açısından düşündüğümüzde onların da haberleri yapması gerek. Yani çok böyle saptırılmış bir şey de değil ama belki de o anda üyelerimiz olayı görüp gazetecileri arayıp yanlış beyanda da bulunmuş olabilirler. Neyse ki ertesi gün beni bütün gazeteciler arayıp benden basın açıklaması istediler. Doğru haber için. Biz hepsini gerçekleştirdik. Ekipler de çok güzel görevini yerine getirdiler. Çok profesyonel davrandılar. Ben bu anlamda da onlara gerçekten çok teşekkür ediyorum. Abi kardeş gibiydik diyaloglarımız o yöndeydi.

18) Sporium’dayken birçok kampanyaya katıldınız sokak hayvanlarıyla ilgili. Onlardan bahsedelim biraz.

-Sosyal sorumluluk projesi yaptım İzmit’te. Bu da ilkti. Kocaeli’de hayvanlar üzerine yapılan tek sosyal sorumluluk projesi. Fabrikalardan birisiyle bir anlaşma sağladık Sporium’a ve veteriner kliniklerine büyük kafesleri getirdik. Kişiler iş yerindeki ve evlerindeki elektronik atıkları getirerek kafeslerin içine attılar. Biz bu kafesleri ilgili firmaya gönderdik. Fabrika bu elektronik atıkları ayrıştırdı. Bütün gelirini KOHAYDER’e yanı Kocaeli Doğa Hayvan Dostları Derneği’ne bağışladı. Bu da epey bir ses getirdi. Güzel bir projeydi. Burada amaç sokak hayvanlarının masraflarını çıkması, ameliyat ve bakım için istenen bütçeyi sağlamaya yönelik bir çalışmaydı. Yalnız şunu vurgulamak istiyorum Kocaeli bu anlamda aslında sınıfta kaldı. Çünkü biz istediğimiz sayıya ulaşamadık. İstediğimiz hedefe ulaşamayınca da üzücü. Çünkü hayvanların ağzı var dili yok. Bu nedenden dolayı elimizden geldiğince onlara daha çok destek sağlamamız gerekiyor.

19) Sporium’da şu oldu bu oldu diye bir sürü şeyden bahsettik ya siz geriye dönüp baktığınız zaman “iyi ki de bunları yapmışım” diyor musunuz?

-Aynen öyle. 5 yıl çok yoğun bir çizgide çalıştım. Her türlü organizasyona imza attım. Belki de ilklere imza attık ama çok güzel insanlar tanıdım. Yani şu olaylardan sonra binlerce kişi beni arayıp maddi veya manevi destek olmak istediklerini belirttiler. Onun dışında da bu süreç zarfında çok fazla iş teklifi aldım. Emlak sektöründen tutun mücevher sektörüne kadar. Spordan tutun mağazacılık sektörüne kadar. Hatta eğitim sektörüne kadar ve gıda sektörüne kadar. Herkesin bana söylediği tek bir cümle vardı: “Sen hiçbir zaman aç kalmazsın işini profesyonel yapıyorsun. Bu nedenden dolayı köfte ekmek satsan daha çok para kazanırsın” Bu süreçte Yarımca(Körfez)’da bulunan bir spor tesisi şuan ki adı VIP ATLETİC CLUB‘tan iş teklifi almıştım. Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Eryarsoy beyefendi bundan iki yıl önce de bana iş teklifinde bulunmuştu. Fakat ben kendilerine mevcut bir işte çalıştığımı iş yerimi hiçbir şekilde bırakmayı düşünmediğimi aynı sektörde iki farklı işte çalışmayacağımı dile getirmiştim. Bu benim misyonuma aykırı bir çalışma şekli. Fakat gazetede çıkan haberlerden sonra Berkan Bey “ekibinizi alıp direk burada sıfırdan başlayabilirsiniz” şeklindeki iş teklifinden sonra anlaşmayı sağladık. Bayramdan hemen sonra start veriyoruz. Sporium’da mağdur olan birkaç arkadaşım da buraya transfer edeceğim. Bayramdan sonra kendileri burada işe başlayacaklar. Kocaeli halkına Körfez’e profesyonel bir hizmet kazandıracağız. Ben sadece şeye üzülüyorum. Orada binlerce insanla bir bağ kurduk. Bu insanlarla bu şekilde ayrılmış olmak istemezdim. Ama hala daha birçoğuyla görüşüyorum. Koptuk diyemem. Çünkü yemeğe davet ediyorlar kahve içiyoruz onlar bizim mekanımıza geliyorlar. Sürekli iletişimimiz devam ediyor. Sosyal medyadan takipleşiyoruz. Bu saatten sonra herkesi Yarımca’da bulunan VIP ATLETİC CLUB’a bekliyorum.

20) Paylaşımlarınızda gördüm Atatürk’le güzel bir bağınız var. Seviyorsunuz değil mi? Sizce ne ifade ediyor?

-Atatürk şu anda bizim varoluş sebebimiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu. Onun sayesinde şu an hayattayız. Ben tabi 34 yıl bizzat TSK’da çalışmış bir astsubay2ın oğlu olarak çok daha farklı düşüncelere sahibim. Belki inanmayacaksın ama bayramlarda seyranlarda hep bir program yapılır ya İstiklal Marşı falan okunur ben mesela son 3-4 yıldır gitmiyorum ama ondan önce hep giderdim. Programlara katılırdım. İstiklal Marşı okunurken gurur duyuyordum yapılanlarla ilgili. Böyle bir iç çekerdim. O yüzden Atatürk’ün ismi siluetleri Türkiye’de kaldığı sürece bu ülkenin sırtı asla yere gelmez. Çünkü biz onun inkılaplarıyla ayakta duruyoruz.

21) Kişisel web siteniz var mı? Ben buldum bir tane ama açamadım.

-Evet var ama güncel değil. O yüzden açılmamış olabilir. Hepsini yapacağız sırayla.

22) Şu sosyal medya hesaplarınızı da söyleyin isterseniz?

-Şu anda Swarm, İnstagram ve Facebook hesapları kulanıyorum. Direk Berkan Aslan yazdığınızda ulaşabilirsiniz. Kocaeli’de yapılacak olan birçok organizasyona eğitim projesine workshoplara direk buradan duyurular yapıyorum. Sizler de beni sosyal medyadan takip edebilirsiniz.

23) Bizim bir konuşmamızda siz “Kocaeli’nde spor bitti” demiştiniz. Hala böyle mi düşünüyorsunuz?

-Şimdi baktığımız zaman Kocaeli’de Futbol basketbol ve tenis dışında hiçbir şey yok. Çok fazla spor kulübü kurulması gerekiyor. Ben mesela yöneticilerimizin yerinde olsaydım spor tesislerini özel işletmelere bırakırdım. Yani devlet tarafından yönetilmesi bence şuanda yanlış. Çünkü devlet tarafından yönetildiği zaman yenilikleri takip edemiyoruz. Siyasi oluşum içerisinde olduğumuz için kendi adamlarımızı getiriyoruz. Başına koyduğumuz kişiler de bu camiadan olmayan insanlar. Derecesi olanları sporcuları antrenörleri bu işletmelerin başına getirirsek profesyonel sporcular yetiştirmiş oluruz.

24) Bahsettiklerimiz dışında yeni projeleriniz var mı?

-Benim Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Belediyesi ve Körfez Belediyesi dahil bir projem var. Bu projeyi sunmak istiyorum. Kalifiye personel yetiştirmeye yönelik. Bunu da burada ilk defa açıklıyorum. Niye bütün sektörlerde kalifiye satış pazarlama sorumlusu yok ya da satış pazarlama uzmanı bulamıyoruz. Ben bu yönde çok telefon alıyorum. Eğer kabul olursa belediyelerin özel birimleri olacak biz burada özel eleman yetiştireceğiz. İstihdam edilmek üzere kişiler yetiştireceğiz. Örnek veriyorum satış pazarlama uzmanı olmak çok zor. Bunlarla ilgili 10 farklı sektörde kişi staj görecek. Atıyorum 6 ayın sonunda biz bu kişileri özel şirketlerde işe yerleştireceğiz. Satış Pazarlama şu anda çok talep gören bir departman. Çünkü herkes her şeyi üretiyor ya da yurt dışından getiriyor fakat bunu satamıyor ya da bunu pazarlayamıyor. Kozmetikten tutun inşaatına kadar spordan tutun giyime kadar her alanda ihtiyaç duyulan bir departman.Bu yeni bir proje. Bu projenin dışında aslında kafamda çok şey var ama daha onları projeye dökmedim, netleştirmedim. Onları netleştirdikten sonra güzel çalışmalar ortaya çıkaracağız inşallah.

25) Kıyafet demişken sizin bir arada  “berkanaslandanal.com” varmış?

-İstanbul’da bir holding kuruluşunun yöneticisi bana “vizyonunu çok beğeniyorum giyim tarzın çok hoşuma gidiyor bunu paraya dönüştürebilirsin” demişti. Ben de nasıl dönüştürebileceğimi sordum kendisine. Kendisi bana böyle bir yönlendirmede bulundu. İsmi “berkanaslandanal.com”u kurduk. Burada satılan her üründen para kazanıyordum. Hatta imaj danışmanlığı yaptığım dönemler de oldu. VIP ATLETİC CLUB benim bütün zamanımı aldığı için böyle bir girişimle ilgilenemiyorum. Zaman bulamadığım için.

26) Ben de çok beğeniyorum sizin giyiminizi. Özen gösteriyorsunuz değil mi?

-Kocaeli’de mesela birçok kişi tarafından aynı şeyleri duyuyorum. İdolümüzsün, senin gibi giyinen yok. Bunun için tabii ki çaba sarf ediyorum. Epey bir takım aldım herhalde. Kendimi seviyorum giyimi çok seviyorum haliyle dikkat ediyorum. Çok pahallı olması gerekmiyor. Kumaş ütüsü yapılmış bir takım elbise gömlekle parlatılmış bir ayakkabı mendille ya da bir objeyle süslenebiliyor. Önemli olan temiz olmak bakımlı olmak.

27) Çalışkansınız siz. Onu görüyorum siz de. Burcunuz ne?

-Ben boğa burcuyum. Hümanisttir evcimendir fakat ben çalışmadan yapamam. Şu bir iki haftalık işsiz kaldığımız süreçte şaka gibi sanki hep çalışıyormuş gibi sabah evden çıkıp gece eve dönüyordum. Yaptığım şey de şuydu arkadaşlarımı ziyaret edip çay kahve içiyordum.

28) Peki hiç demiyor musunuz ben yoruldum bırakayım. Hiç pişman olmuyor musunuz?

-Benim hiç pişmanlığım olmadı. Çünkü hayatta yaşadığım her şey beni bir sonraki basamağa çıkardı.

29) Ama yorgunluk da vardır ister istemez?

-Birçok arkadaşım tatil teklifinde bulunuyor. Berkan gel beraber gidelim eğlenelim bütün masraflar bize ait. Ama ben gitmek istemiyorum. Sanki ayaklarımın altından zaman akıp gidecekmiş gibi kaçacakmış gibi hissediyorum. Zamanı da hep çalışarak değerlendirmek istiyorum. Yani işkolik olduğum söylenebilir. Ailemden sonra iş hayatım benim için çok önemli. Çalışmayı proje üretmeyi seviyorum.

30) Birçok sıfata sahipsiniz; Tesis Genel Koordinatörü, Yaşam Koçu, Organizatör, Eğitim Uzmanı. Peki özel yaşamında veya evde nasıl bir Berkan Aslan var?

-Evde yine tertipli düzen bir Berkan var. Kahvaltımı kendim hazırlarım. Kahvaltımı yapmadan evden çıkmam. Gece muhakkak yemek yerim yatmadan önce. Ailemle diyalogum iyidir. Disiplinli. Başarılı. İş hayatını eve taşımayan bir Berkan var.

31) Gece derken kaçta yiyor da yatıyorsunuz mesela?

-1-1.30 gibi.

32) Gece yiyorsunuz tamam da dikkat de ediyorsunuzdur?

-Hiç dikkat etmiyorum valla her şeyi yiyorum. Boğa burcunun özelliği: yemek yemeyi çok seviyorum.

33) Sizde ben şunu görüyorum; sürekli gülmeye hazır insanlar vardır ya. Hep güler misiniz?

-Evet, gülmeyi seviyorum. Pozitif olmayı seviyorum. Yapmacık insanları sevmiyorum. Bir insanı ilk gördüğünüzde küçücük bir tebessümle o insanı kazanabilirsiniz. Bu çok önemli bir şey.

34) Sporium’da ben sizin hiç oturduğunuzu görmedim. İsteseydiniz oturabilirdiniz değil mi?

-Tabii ki oturabilirdim. Ama ben oturmamayı seçtim. Çünkü orayı ikinci evim gibi görüyordum. Bulaşık da yıkıyordum çiçek de suluyordum yerden yaprak da topluyordum. En bulaşık yıkamıştım fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşmıştım. Gazeteciler de onu haber yapmışlar. Berkan Bey’in on elinde on marifet var yemek yaparken kameralara yakalandı gibisinden. Haberi çevirmişler. Ben her an her şeyi yapabilirim. O tesiste beni mutfakta çalışırken de müdür olarak çalışırken de kafede çalışırken de görebilirsiniz. Bir işi severek yapacaksınız. Eğer o işi sevmiyorsanız lütfen yapmayın.

35) İyi bir girişimci olabilmek için hangi vasıflara sahip olmalıyız?

-Bir araştırmacı olmak lazım. İki gerçekten çok çalışıyor olmak lazım. Üç risk almak lazım. Dördüncüsü de yenilikçi olmanız gerekiyor. Yeniliklere açık olmak gerekiyor. Sosyal olmanız gerekiyor ve teknolojiyi yakından takip etmeniz gerekiyor. Bunları yaparsanız azim de varsa yapamayacağınız şey yok.

36) Mesleki sınırlarınız var mı?

-Yok asla sınır tanımam. Belki inanmayacaksın ama bir hayal kurmuştum. Gece 11’de yatağa yatmıştım. Yataktan kalktığımda saat 3’tü. 4 saat boyunca hayal kurmuşum. Belediye başkanı adaylığımı açıklıyorum. Belediye başkanı oluyorum sonra bakan oluyorum bakandan sonra da cumhurbaşkanı oluyorum. Ülkeyi yönetiyorum. Böyle de bir hayalim vardı.

37) Peki insan ilişkilerinde? Çalıştığınız kurumlarda?

-İnsan ilişkilerinde ben açık ve net olmayı seviyorum. Yani art niyetli olmayacaksın. Arkadan film çevirmeyeceksin. Dobra olacaksınız. Bir de kuralcı olacaksınız. Bunu yaptığınız taktirde çok başarılı olabilirsiniz.

38) Çok çabuk sinirlenmediğinizi duydum. Doğru mudur?

-Çok sinirlenmem. Çünkü ben daha önceki iş deneyimlerimde sinirlerimi törpüledim. Öfke yönetimini uygulayan bir insanım. Onun dışında sorun problem her daim çıkabilir. Önemli olan sorun ve problemi biran önce aksiyon olarak çözmek. Ben bu misyonla hareket ediyorum. Daha önce çalıştığım fabrikalarda çok fazla problemle karşılaşmıştım.

39) Kitaplarla aranız nasıldır?

-Belki inanmayacaksın ama hiç kitap okumam. Asla kitap okuyamıyorum. Psikolojim bozuluyor. Sıkılıyorum direk atıyorum. Daha çok konuşarak, duyarak internetten ya da gezerek öğrenmeyi seviyorum. Kitap okumayı sevmem.

40) O yüzden de kitaplarla ilgili hiçbir proje yok?

-Asla.

41) Sporun tam ortasında bir adamsınız ama futbolla ilgilenmiyorsunuz. Bu ne yaman çelişkidir?

-Ben futboldan nefret ediyorum. Futbol maçlarının olduğu yerde de zaten o ortamı terk ediyorum. Spor Akademisi’ndeyken de futboldan kalmıştım zaten. İki yıl üst üste kaldım. Futbolda bağırmalar çağırmalar küfürler havada uçuşuyor. O yüzden pek tasvip ettiğim bir branş değil. Çocuğum olursa futbolu öğretirim ama futbolu oynatmam.

42) İnatçı bir yapınız olmalı?

-Evet, inatçıyım. Asla pes etmem. Hatta Kocaeli’de çok büyük badireler atlattım. Silahlar çekildi bıçaklar çekildi. Hiçbir zaman pes etmedim. Sonuna kadar giderim. Çünkü babam Diyarbakırlı olduğu için zaza kanı taşıyorum. Zaza olduğumdan dolayı da inatçıyım.

43) Niye yapmıyorsunuz şu anda spor?

-Yirmi kişiye eğitim vereceğime liderlik ve yöneticilik yaparak altında 5 tane birime hükmedersem yüzlerce kişiye spor yaptırabilirim. O şekilde düşünüyorum. Biraz daha artık taktik.

44) Sezen’i Tarkan’ı falan seviyorsunuz Ajda’yı da seviyor musunuz?

-Ajda Pekkan’ı severim. Sezen Aksu’yu severim. Bu insanlar öldükleri zaman yerleri doldurulamayacak.

45) Size ilk yazdığımda ne hissettiniz?

-Şaşırdım biraz da korktum çünkü birçok gazeteci haber almak bilgi almak istiyor. Ama sonradan takdir ettim. Çünkü farklı bir şeyler yapmak istiyorsun. İnanıyorum böyle devam edersen zaten yakın zamanda bir 6 ay içerisinde gazetelerden teklif alırsın. Olur yani.

46) Karşınızda gazeteci olmak isteyen ve kendi başına çabalayan bir genç var. Gerek hayatsal gerek mesleki ne önerirsiniz bana?

-Başarılı olmak istiyorsan kafandaki projeyi uygulamaya geçir. Yani hiçbir zaman pes etme. Bastır, 3 kere git 5 kere git. Sosyal medyada bunu muhakkak paylaş. İnsanlar bilsin. Fark yaratman gerekiyor. Bugün Berkan Aslan’a ulaşamıyorsan Berkan’ın bir arkadaşına ulaş ondan ona ondan ona Berkan’a ulaş. Bu işler böyle yürüyor. Gazeteci olmak istiyorsan dürüst ol. Çok araştırmacı ol. Bütün gazetecileri yakından takip et. Gündemde ne varsa onun üzerine araştırmalar yap.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

anket ANKET

Sizce Sahnede En iyi Dans Eden Kadın Şarkıcı Kim?

arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

SosyeteAlemi.com - En Sosyetik Magazin Haber Sitesi