Kapat

İnsani Özürlerin Hakaret Kastıyla Kullanılmasının Yanlışlığı

Anasayfa
Sağlık İnsani Özürlerin Hakaret Kastıyla Kullanılmasının Yanlışlığı

Bir çokları politik olarak fazlaca dürüst olmakla alay ediyor olsalar da, bu anlayışın temelinde nefret söylemini kullanmamak yatıyordu.

Moron kelimesi 20. Yüzyılın başlarında 8 ile 12 yaş arasındakileri tanımlamak için tıbbi olarak kullanılan bir kelimeydi. Mongol ise, Down sendromluları tanımlayan bir tabirdi. Tabii aynı zamanda Down sendromu semptomları gösteren kişilere dolaylı olarak hakaret etme yöntemiydi. ‘özürlü’ tabiri ise, akranlarına oranla ruhsal, sosyal ya da fiziksel anlamda daha az gelişmiş olanları tanımlamak için kullanılırdı.

Şimdi ise bu sözler, özellikle aşağılama maksadıyla kullanılır oldular. Mongol kelimesi, Avustralyalıların kelimeleri kısaltma eğilimleri sonrasında ‘mong’ olarak telaffuz edilmeye başlanarak, insanlara hakaret babında, aptal ya da aptalımsı hareketler yapan kişi anlamında, küçültücü bir söz olarak kullanılıyor.

Fakat bu dilin, kabul edilemez olduğu konusunda fikir birliği olduğunu da biliyoruz.

Asil dile giden yol

Amerika Birleşik Devletleri, 1948 yılının Aralık ayında ‘Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ni yayınlamıştı. Tüm insanların asil olduklarını beyan eden 1. Madde şöyle:

“Tüm insanlar, asalet ve haklar bakımından özgür ve eşit koşullarda doğarlar. Akıl ve bilinçle donanan insanlık, birbirine karşı kardeşlik ruhu içerisinde muamele etmelidir.”

2. madde ise şöyle devam eder:

“Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyaset ya da başka düşünceler, milliyet ya da sosyal köken, mal varlığı, doğum ya da diğer statüler gibi hiçbir ayrımcılık yapmadan.”

İkinci Dünya Savaşı’nın insanlık dışı eylemleri sonrasında yayınlanan bu bildirge, incitici ve aşağılayıcı dilden uzak durulması gerektiğine dair genel bir kanaatin oluşmasına neden olmuştu.

Önce İnsan

Sağır, kör, dilsiz ya da topal gibi kelimeler sadece fiziksel engelleri tanımlamada değil, aynı zamanda olumsuz anlamlarda da kullanılıyorlar. Günlük hayatta sıklıkla şahit oluyoruz bu duruma.

Fakat artık bu dilden uzaklaşmaya başladık. Özellikle de ‘özürlü’, ‘bunak’ gibi kabul edilmesi imkansız tabirleri, önce insan prensibini baz alarak, insan ve özür arasındaki farkın ayrımını ve tanımını yaptık.

Özürlü, sakat, bunak, engelli, spastik ya da kötürüm insani özürleri olumsuz yönlerde kullanmaya dönük bir dilden kesinlikle uzak durmalıyız.

İnsanları toplumdan soyutlayan, potansiyel olarak diğerlerinin yapabildiklerini yapamadıklarını yüzlerine vuran, aşağılayıcı anlamlar ifade eden tabirlerden kesinlikle ve mutlaka uzak durmanın önemini bir kez daha vurgulayalım. Unutmayalım ki o insanların yerinde biz de olabilirdik.

Bir cevap yazın